Akdoğan: İmam-Hatip tarihinde iki isim öne çıkacak

Kategori : Genel, Güncel, Siyaset - Etiketler : - Tarih : 27 Aralık 2014

fethullah_gulene_imrali_tesekkuru13578803110_h975835

 

ADIYAMAN (27 Aralık 2014) – Başbakan Yardımcısı Yalçın  Akdoğan, imam-hatip tarihi yazıldığında iki ismin öne çıkacağına işaret ederek “Biri Adnan Menderes, diğeri Recep Tayyip Erdoğan’dır.” dedi.

 

Adıyaman’da İmam Hatip Okulları Mezunları ve Mensupları Derneği (ÖNDER) tarafından TPAO Kültür Merkezi’nde düzenlenen 10. İmam Hatipliler Kurultayı’nda konuşan Yalçın Akdoğan, milli irade açısından önemine dikkat çektiği sivil toplum kuruluşlarının yaşanan süreçte duruşlarının büyük  önem taşıdığını vurgulayarak şöyle dedi:

 

“Sadece çözüm süreci açısından değil, özellikle geçen yıldan itibaren Türkiye’de yaşanan bir kısım olaylar, siyaset mühendisliği çabaları, vesayetçi ortakların bir takım hukuksuz girişimlerine karşı sivil toplum kuruluşlarımız, gerçekten çok onurlu bir duruş sergilediler. Milli İrade Platformu çerçevesinde gerçekten milletin emanetine, milletin iradesine, demokrasiye ve hukuka sahip çıkmak için çok önemli tavır ortaya koydular.”

 

Akdoğan, gelinen süreçte toplumsal desteğin de önemli olduğunu ve iki parametreyi daha fazla önemsediklerini dile getirerek şöyle devam etti:

 

“Bunlardan bir tanesi kamu düzeni ve güvenliğidir. Diğeri, bölgedeki bütün aktörlerin, STK’ların, partilerin, söyleyecek sözü olan kim varsa herkesin bu süreçte paydaş olmasıdır, muhatap olmasıdır, sürecin bir parçası olmasıdır. Bu süreç toplumsal destekle, toplumsal rızayla, toplumsal güvenle başlayan ve devam eden bir süreçtir. Toplum AK Parti’ye güvendi. Süreci başlatan Tayyip Erdoğan’a duyulan güven, bu sürecin arkasındaki toplumsal desteği oluşturdu. Çekilen sıkıntılar, eziyetler toplumun büyük bir oranla bu sürecin arkasında durmasına sebep oldu. Bu yüzden bölgedeki bütün gruplar, cemaatler, STK’lar, vakıflar ve dernekler, her kim varsa, söyleyecek sözü olan herkesin bu sürecin paydaşı olduğunu, muhatabı olduğunu bilmemiz gerekiyor.”

 

SORUNLARI YAPIYLA MÜZAKERE ETMİYORUZ

Akdoğan, devletin bu süreçte bir takım temaslar yürüttüğünü, görüşmeler yaptığını ifade ederek “Ama bu bölge halkının sorunlarını biz herhangi bir yapıyla müzakere ediyor, konuşuyor ya da tartışıyor değiliz. Temel hak ve özgürlükler öncelikler, tartışma müzakere edilme konusunun dışındadır.” dedi.

 

Bölge halkının sorunlarını bölge halkıyla konuşacaklarını belirten Akdoğan,  “Temel hak ve özgürlükleri insanımızla konuşuruz ve bunu geliştirmek için bugün kadar atılan adımları biz attık. Terör var diye atamazlık edemezdik. Başka bir takım örgütlerle görüşerek bunlar olmadı. Bunların hepsini AK Parti yaptı. Bunları bir birine karıştırmamamız gerekiyor.” diye konuştu.

 

TARİH YAZACAK

Akdoğan, İmam-hatipliler sorununun yüz yıllık bir konu olduğuna dikkat çekerek imam-hatipliler tarihine bakıldığında karanlık dönemler yaşandığını, ardından aydınlık dönemler yaşandığını dile getirdi. Cumhuriyetten sonra 1950’lerde filizlenen ve fidan haline gelen imam-hatiplerin  28 Şubat’ta budanmak ve kesilmek istendiğini vurgulayan Akdoğan özetle şunları söyledi:

 

“Yani İmam Hatip tarihi yazıldığında iki isim öne çıkacaktır. Biri Adnan Menderes, diğeri Tayyip Erdoğan’dır. İki dönem yazılacaktır. Biri tek şef döneminin baskıcı, ceberut yapısı, İmam Hatiplilerin üzerinden silindir gibi geçen ve arkasından gelen Demokrat Parti’nin parlak dönemi. 28 Şubat sürecinin o karanlık dönemi ve arkasından gelen Tayyip Erdoğan’ın dönemi. Bu yüzden iki isim ve iki dönem çok önemlidir. İmam Hatip tarihi bu iki isim olmadan yazılamaz. Milletin iki adamı, milletin mukadderatına, ülkenin geleceğine sahip çıkmıştır. Bunun en önemli göstergesi imam hatip okullarının canlandırılması olmuştur.”

 

MUHTAR BİLE OLAMAZ DENİLEN

İmam Hatiplilerin çekilen çileye rağmen onurlu bir mücadele ortaya koyduğunu belirten Akdoğan, şunları söyledi:

 

“Onurlu mücadelede isyan etmek yoktur. Sabırla, tevekkülle mücadele ettiler. Birileri gibi silaha sarılmadılar, dağa çıkmadılar. Demokratik hukuk devleti içinde onurlu bir mücadele ortaya koydular. Kızlarımız yavrularımız Türkiye’de okuyamadılar. Belki başka ülkelere gittiler ama bu mücadelenin hep bir parçası oldular. Geldiler yine bu mücadelenin parçası olarak hizmet etmeye devam ettiler. Küsmediler, kaçmadılar, korkarak bir yere gitmediler.

 

Bu mücadelelerin sonucunda AK Parti iktidara geldi. ‘Muhtar bile olamaz’ denilen Tayyip Erdoğan, hem başbakan hem cumhurbaşkanı oldu. O dönemde her türlü zulüm yapıldı ama engelleyemediler ve 2002’de millet yönetime el koydu. Ondan sonra yeni bir dönem başladı. Bugün hayaller gerçek oldu. Burada herkesin tek tek verdiği mücadelenin, edilen duaların, dökülen gözyaşlarının gerçekten tesiri var, etkisi var.  İlahi bir güç olmasa, elbette hepimiz çaba gösteriyoruz ama bütün o ninelerin, dedelerin duaları bu sonucu ortaya koydu. Nereden nereye geldiğimizi çok iyi idrak etmek durumundayız ve bunun şükrünü eda etmek durumundayız.”

 

 

Facebook'ta Paylaş
Yorum Yaz
Ad Soyad :
E-mail :
Yorum :